İlişkilerde 5 Önemli Kural

    1) ŞARTLARI BAŞTAN BELİRLEYİN

    İlişkinin başlangıcı çok önemlidir. Ondan önce yaşadıklarınızı saklamanız gerekir mi? Bu soruyu “Hayır” diye yanıtlıyor Psikanalist JacquesAntoine Malarewicz. “Çünkü bu 6 dönem oldukça tutkulu bir safhadır ve geçmişten bahsetmek iyi niyet ve güven göstergesidir. Önceki sevgililerden bahsetmek karşınızdaki kişiye ‘Sen karşılaştıklarım arasında en iyisisin ve ben de olduğum gibi senin karşındayım’ demenin bir yoludur.


    Ancak cinsellikle ilgili fazla detay vermemeye özen gösterin, çünkü bu dönemde kıskançlık hızla yayılır” diye yanıtlıyor. Olabildiğince kendiniz gibi davranmaya özen gösterin. Kim olduğunuz ve yaşama şekliniz hakkında doğruları söyleyin. “Karşımızdakinin zihninde oluşan imajımızı yıkmama kadına yalan söylemek risktir. Eğer bu riski alıyorsanız, gelecekte yaşanabilecek olası sorunları öngörerek karşınızdakine çok fazla bağlanmasa mı iyi olur” diye uyarıyor Sylvie Tenenbaum. Ayrıca ilişkinin başlangıcı geçmişe dair yaşadığınız mutlu anları ve eksikliklerinizi konuşmak için de uygun zamandır. Sylvie Tenenbaum Eğer bir erkek, annesi tarafından çokça eleştirilmişse, ilişkinin ilerleyen döneminde alıngan biri olabilir. Ama sevgilisi onun geçmişini bildiğinde, ona karşı daha anlayışlı olur” diyor.

    2) SADAKATSİZLİK:KONUŞMAYI BİLİP,SUSMAYI ÖĞRENMEK GEREK

    Günümüzde en çok sorun yaratan konu sadakatsizlik. Jacques-Antoine Malarewicz bu durumu, “Her zaman içimizden geldiği gibi davranmamak gerekiyor. Eğer çift birbirine karşı anlayışlıysa ve sağlıklı bir iletişime sahipse, bu konuyu konuşabilirler. Bu sayede sorunlarıyla yüzleşir ve sorunun üstesinden gelebilirler. Ancak eşiniz kıskanç ve fevri davranan biriyse bu konuyu gizli tutmak daha iyidir, aksi halde tehlikeli sonuçlar doğabilir” diyerek açıklıyor. “Bazıları sadece partnerlerini üzmek için onu aldattığını söylemek ister” diyor Psikanalist Yves Prigent. “Böyle bir durum söz konusuysa eşine söylemeden önce bir uzmanla konuşmasını önerirdim.”

    3) SİNİRLENDİREN KONULARDAN KAÇININ

    “Bazı konular hassastır” diyor Sylvie Tenenbaum. “Karşınızdakinin ne ailesini ne de arkadaşlarını eleştirin. Sevgiliniz onları eleştirebilir, ancak sizin eleştirmenize tahammül edemez. Ayrıca “Sen her zaman böylesin” gibi cümleler kurarak karşınızdakini belirli kalıplara sokmayın. Böyle etiketler kullanıyor olmak hem hiçbir şeyi değiştirmez hem de bu rahatsız edici sözleri söylediğinizle kalırsınız. Bazen hiçbir şey söylememek de kaygıya neden olur. Mesela sadece gazete almaya çıkacağınızı söyleyip üç saat sonra geri dönmek ve herhangi bir açıklama yapmayıp sessiz kalmak karşı taraf için endişe verici olabilir. Yves Prigent, “Bu iletişimde bir eksiklik söz konusudur. Bu tarz boşluklar karşı tarafın canını sıkacak manipülatif sessizliklerdir” diyor.

    4) DOĞRU YERDE VE DOĞRU ZAMANDA KONUŞUN

    Jacques-Antoine Malarewicz, “Bir çiftin başkalarını tanık göstererek anlaşmazlığını kanıtlamaya çalışması tam bir felakettir” diyor. Başkalarının yanında içini dökmek, karşınızdakini aşağılayabilir. Üstelik bundan sonra sizin önerilerinize kulak asmamaya başlar. Birlikte geçirilen bir gecenin ardından arabada yapılan tartışmalar da tıpkı bu felaketler gibidir, çünkü bu tartışmalar hızla birbirini suçlamaya döner. Karşınızdakiyle diyalog kurmak ilişkiler için ne kadar yararlı olsa da bu diyaloğu kurmak için doğru anı seçmek çok önemli.

    5) AŞKINIZI DİLE GETİRİN

    Konuşmak çiftin aşık olmasının yanında arkadaş olmasını da sağlar. Kendimizden bahsetmek karşımızdakine bir hediyedir ve ona sorular sormak aslında ilgimizin bir göstergesidir.Konuşmak sorunları aşmayı kolaylaştırır. “Aşkı dile getirmek için sevgi sözleri söylemekten çekinmeyin. Bu sözler sizi farklı bir boyuta taşır ve çiftin arasındaki duygusal bağın güçlenmesini sağlar. Sihirli olan o sözcükleri fısıldamayı unutmayın ve ‘Seni seviyorum’ deyin.