Beden Tepkilerinizin Anlamını Öğrenin

    Ağladığımız veya güldüğümüz zaman bedenimizde inanılmaz bir rahatlama hissederiz. İş yerindesiniz ve patronunuz size bir iltifatta bulunuyor. Cümlesini daha bitirmeden, kulaklarınızın ucuna kadar kızardığınızı hissediyorsunuz ya da arkadaşlarınızla birliktesiniz ve biri bir fıkra anlatıyor. Katıla katıla gülmekten kendinizi alamıyorsunuz. Bir çok farklı durumda vücut tepkiler verir. Bir çok kez bu tepkiler vücudun savunma mekanizmasıdır. Şimdi bu tepkileri yakından inceleyelim.

    GÜLME

    En doğal ilaç. Gülmek yüz kaslarını olumlu etkiler. Kasılıp ağzımızı derimizi ve kaşlarımız gerer. Gülme sırasında kandaki oksijen miktarı artar ve aynı zamanda ağrı kesici etkisiyle bilinen endorfin hormonu salgılanır. İşte bunun için gülmenin sağlıklı olduğu söyleniyor. Gülmeyi seviyoruz ama, gülme mekanizmasını deşifre etmek kimsenin aklına gelmiyor. Her gün güleriz, hatta bazen o kadar candan güleriz  ki, nerdeyse kontrolümüzü kaybetme noktasına geliriz.

    Gülmek ne kadar yararlıysa gülme krizlerinin bir okadar zararı var. Solunum sorunları, gözyaşları ve diyafram ağrıları bu zararlardan birkaçıdır. Sırf insanlara ait olan bir davranış olarak gülmeyi meydana getiren olaylar nelerdir? Gülme sırasında belli bşir sinirsel uyarıya cevap olarak solunum ve kalp atışları hızlanır, diyafram kasılır. Diyafram, hareketlerinden dolayı diğer iç organlara özellikle sindirim sistemine ait olanlara bir tür masaj yapıp vücudu rahatlatır. İşte gülme budur.

    TAVUK DERİSİ

    Vücudun sıcaklığını koruma çabası. Ani sıcaklık düşüşüne tepki olarak vücudumuz tavuk derisi denen olayla karşılık verir. Sıcaklık düştüğünde bu bilgi beyindeki sıcaklık ayarlama merkezine gönderilir. Hipotalamus denilen beyin bölgesindeki sıcaklık alıcıları, derinin altında bulunan kılcal damarlara küçülme emri verir. Bu tepkinin nedeni daha sonra deri yoluyla meydana gelebilen yeni bir sıcaklık kaybını önlemektir.

    HAPŞIRMA

    Yabancı cisimleri dışarı atma yolu. Hapşırmanın ilk sebebi tozdur. Gözle görülmese bile, toz tanecikleri burun mukozasını  kolayca tahriş edebilir. Yabancı cisimlerin bulunması burun ve boğazda bulunan sinir uçları tarafından tespit edilir. Sonra bu bilgi solunumu kontrol eden beyin merkezine yollanır ve bu merkez hapşırma reaksiyonunu meydana getirir. Hapşırma sırasında ağızdan çıkan havanın hızının 180 km/saat olduğunu biliyor muydunuz?  Her şey  burunun tahriş olmasıyla başlıyor.  Tahriş olan burun mukozası nefes almayı engeller. Bu noktada ağız büyük açılır gözler kapanır, burun delikleri  büyür ve ağızdan derin nefes alınır. Her şey birkaç saniye sürer. Bunun ardından solunum kasları hava girişini kapatır ve ciğerlerde inanılmaz bir  basınç ortaya çıkar. İşte bu anda hapşırma patlak verir ve saatte 180 km hızla ciğerlerdeki hava boşaltılır.

    HIÇKIRIK

    Doğal rahatlama hareketi. Hıçkırık genelde fazla veya çok hızlı yediğimizde ortaya çıkar veya çok soğuk bir şey içtiğimizde. Nu durumlarda diyafram kontrolsüz olaraka kasılır ve derin nefes alma ihtiyacı ortaya çıkar. Bu beklenmedik derin soluma hareketi  ses tellerini kapatır ve hıçkırık sesini ortaya çıkarır. Hıçkırığı vücudun S.O.S ‘i olarak görebilirsiniz. Gönderilmek istenen mesaj rahatlama ihtiyacı mesajıdır. Hıçkırıktan kurtulmak için kork derler. Bu doğru bir inanç değil. Korkutulmadan nefesinizi tutmadan hıçkırık birkaç dakika içinde geldiği gibi kendiliğinden kaybolacaktır. Gerekli olan tek şey rahatlamak ve nefesinizi kontrol etmek.

    ESNEME

    Vücudun uykuya direnişi. Esnemenin en doğru tanımı onu derin ve yavaşlatılmış bir nefes verme olarak görenidir. Daha önce esneme vücudun oksijen miktarını arttırmak için ortaya çıkardığı bir tepki olarak görülüyordu. Ancak son araştırmalar esnemeyi  bir yüz kasları jimnastiği olarak nitelendiriyor. Sıkılma veya yorgunluk durumlarında  yüz kasları harekete geçip uykuyu engellemeye çalışır. Bunun için çok yorgun olup uyuyamadığımızda veya hoşlanmadığımız bir işi bitirmek zorunda kaldığımızda esneriz.

    KRAMPLAR

    Kas rahatsızlığı. Kramplar dolaşım sisteminin bozukluğu olarak, kasların kontrolsüz ve ağrı verici bir şekilde kasılmasıdır. Uzun bir fiziksel efor sonunda kaslar laktik asit denilen ve kasların ağrılı bir şekilde kasılmasına neden olan bir maddeyi salgılar. Kramplar hızlı bir sıcaklık düşüşünden ortaya çıkabilir. Bu durumda kası besleyen kılcal damarlar küçülüp, kası kansız bırakır. Kramplar vücuttaki kalsiyum ve magnezyum eksikliğine işaret edebilir. Bu iki mineral kasların esnekliğini sağlar, bunların eksikliği ise kasların rahatsızlıklarına yol açabilir. Kramplar kolay geçen rahatsızlıklardır. Bu tür bir rahatsızlığınız varsa sodyum ve kan dolaşımını hızlandıran mineralleri içeren besinleri tüketmelisiniz.

    YÜZ KIZARMASI

    Utanç işaretidir. Herkesin başına gelebilse de bundan en çok duygusal bakımdan daha zayıf olan kadınlar ve gençler şikayetçidir. Belli bir duyguyu veya düşünceyi saklamakta zorlanan kişiler, bu tür bir deri tepkisiyle karşılaşabilir. Utanç veya heyecan gibi duygular dolaşım sistemini etkileyip, yüz kızarması dediğimiz olayı ortaya çıkarır. Kılcal damarların büyümesi yüz, boyun ve kulak çevresinde kızarıklığa neden olur.

    GÖZYAŞLARI

    Kuvvetli bir antibakteriyeldir. Gözyaşlarının en önemli rolü gözlerin temizliğini sağlayarak, onları hastalıklardan korumaktır. Gözyaşları gözde bulunan küçük birer salgı bezesi tarafından üretilir. Göz yaşlarının içinde su,tuz ve yağların yanı sıra, antibakteriyel özelliğiyle tanınan ve lizozom denilen bir madde bulunur.  Gözkapağını bir cam sileceği olarak görebilirsiniz. Bu doğal silecek her 15 saniyede bir gözün önüne geçip onu ıslatır. Gözyaşları bir hastalık olarak ortaya çıkmadığında kuvvetli bir duyguya; büyük bir üzüntü, sevinç ve ya heyecana tepki olarak oluşur. Bu duyguların sinyallerini alan beyin gözyaşı salgılanması için komut verir. Ağladıktan sonra genellikle insan kendini rahatlamış hisseder. Çünkü gözyaşlarına neden olan stres, fiziksel bir reaksiyonla atılıp ortadan kaldırılmış olur ve bu da kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.